b
geceilevlenecegim:

Defalarca.
kalbim durmadan. 

geceilevlenecegim:

Defalarca.

kalbim durmadan. 

La ben seni bi senedir takip ediyordum follow etmişsin beni dptgdgwgdpwgmg
Anonim

Aslında takipçilerimin her biriyle ilgilenmeye çalışıyorum ama bu biraz uzun sürdü malum YGS’yi biliyorsunuz.. Blogla bile uzun süredir ilgilenemedim :D ama burayı terketmiş değilim, geri dönücem :)

jackrueg:

geceleri yapılan kahveler hep yarım kalır..düşünmekten , dalmaktan , sigara içmekten..

Bayramda evimizin yönetimi şu şekilde arkadaşlar:

BAYRAMIN İLK GÜNÜ ŞUNU GİYECEKSİN!

  • MİSAFİRLER GELMEDEN SALONA GİRİŞ YASAK
  • ÇİKOLATALARI BİTİRMEYİN
  • MİSAFİRLİĞE GELEN KÜÇÜK ÇOCUKLARI ODANIZA GÖTÜRÜN
  • MİSAFİRLİKTE KONUŞMAYIN, DÜZGÜN OTURUN, TELEFONLA UĞRAŞMAYIN, TATLIYI MUTLAKA BEĞENİN,

Sadece bir yerde liberalleşiyor;

  • cnm şu eti bi koyuver mutfağa :))
Bu dünyada olduğun için teşekkürler.

tarcinkokulusiir:

günden güne ölüyorum.

benimki yalnızlık değil, benimki resmen boşluk.
adını koyamadığın ilişkiler gerçekten çok özel oluyor. bir anda olan işten hayır gelmez zaten

boktanbirhayat:

“Kimse sonsuza kadar yanımızda kalmaz” dedi küçük adam.

- Biliyorum.

Bilmediğim şey sonsuz

Nerede?

Nasıl bir yer?

Sen hiç gördün mü?

Görmedin değil mi?

Ben de!

Dilimize dolaşmış hayalet bir kelimeden başkası değil. Öyle değil mi?

Hadi varlığını kanıtla bana.

+ Görmedim.

Seni gördüm, sen o zaman?

Sahi sen sonsuza dek yanımda kalacaktın değil mi?

Neyse, kahve ister misin?

  sabah ezanını seviyorum. sanki bir senfoni gibi uzun uzun, hem de derinden geliyor. ve de her yere yankılanıyor. öyle yankılanıyor ki etrafta sadece çekirgelerin sesi var. bunun dışında her şey ölmüş gibi; ne bir araba geçiyor, ne bir köpek havlaması işitiliyor. yalnızca ben varım. bir de çekirgeler ve de sokak lambası.

  az önce babam da burdaydı. beraber (!) ezanı bekliyorduk. o sırada ben kendime çay koydum. babam saatin az kaldığını hatırlattı ve çayı boşuna koyduğumu söyledi. ben de ona “kalanını dökerim. zaten çayı çok demlemişsin. çaydanlıktaki de çöpe gidecek.” dedim. buna çok öfkelendi ve odadan çıktı. çıkarken bir şeyler söyledi ama duyamadım. o sırada dökülecek olan çayı düşünüyordum. benim, ellerimle dökeceğim çayı.

  ezan bitti. ben çayı seyrediyorum. yarım kalmş bardaktaki çay çok gizemli bir renge sahip. elâ gibi… elânın gizemli bir tonu olmalı.

  neyse çok uzatmayayım artık. çayı bir an önce döksem iyi olur. soğumadan…

gulumsecunkuyanindayim:

Tamam ben yalnızım.
Ama sen niye kalabalıksın?

kitapgibibiri:


Sıcacık bir kahve gibisin. İçimi ısıtıyorsun sen.

Evet ısıtıyorsun içimi, sarıp sarmalıyorsun sıcaklığınla. Ben seni en çok bu halinle seviyorum. En çok böyle güzel oluyorsun. Sen güzel oluyorsun sevgili, hep güzel oluyorsun. Her hareketin her sözün beni benden almaya yetiyor. Küçük kahramanım oluyorsun benim, kuyularımdan çekip çıkarıyorsun. Mutlu ediyorsun. Mutlu. Mutluluk. Bana uzak terimleri, adımın yan anlamı yapıyorsun. En çok bu yüzden seviyorum seni. Saçmalıyoruz mesela, o zaman çok kahve oluyorsun sen. En çok o zaman ısınıyor içimin soğuk suları, en çok o zaman sana yaklaşıyorum ben. Gülüşlerimiz. Onlar senin şekerin oluyor sevgili. Şekerli bir kahve oluyorsun. Çok şekerli. Ve ben seni seviyorum, çok seviyorum, hep seviyorum, kahveyi sever gibi.

kitapgibibiri:

Sıcacık bir kahve gibisin. İçimi ısıtıyorsun sen.

Evet ısıtıyorsun içimi, sarıp sarmalıyorsun sıcaklığınla. Ben seni en çok bu halinle seviyorum. En çok böyle güzel oluyorsun. Sen güzel oluyorsun sevgili, hep güzel oluyorsun. Her hareketin her sözün beni benden almaya yetiyor. Küçük kahramanım oluyorsun benim, kuyularımdan çekip çıkarıyorsun. Mutlu ediyorsun. Mutlu. Mutluluk. Bana uzak terimleri, adımın yan anlamı yapıyorsun. En çok bu yüzden seviyorum seni. Saçmalıyoruz mesela, o zaman çok kahve oluyorsun sen. En çok o zaman ısınıyor içimin soğuk suları, en çok o zaman sana yaklaşıyorum ben. Gülüşlerimiz. Onlar senin şekerin oluyor sevgili. Şekerli bir kahve oluyorsun. Çok şekerli. Ve ben seni seviyorum, çok seviyorum, hep seviyorum, kahveyi sever gibi.